Panik atakta kaçınmalar ve baş etme yolları

Panik atakta kaçınmalar ve baş etme yolları

Panik bozukluk, şüphesiz yaşayan kişinin hayatını tepe taklak eden, en zorlayıcı bozukluklardan biridir. Panik atak yaşayan kişilerin çoğu, belli durumları ve ortamları panik atağıyla bağlantılı görüp, onlardan uzak durmaya çalışır. Bir psikolog olarak, panik atak başvurusuyla gelen danışanlarımda  sıklıkla gözlemlerim bu kaçınmaları.  Örneğin daha önce bir alışveriş merkezinde panik atak geçirdiyse, sanki suçlu alışveriş merkezidir ve gitmekten kaçınılmalıdır!

Panik atağı tetiklediği düşünülen ve kaçınılan ortamlar, mekanlar ya da davranışlar çok çeşitlidir:

  • Sinema, tiyatro gibi kapalı mekanlar
  • Araba kullanmak
  • Yalnız başına olmak
  • Alış veriş merkezleri vb.

Bu durumu büyük sıkıntılarla yaşayan ve hayatını çok küçük bir çerçeveye hapseden kişilere benim en başta yaptığım vurgu, panik atağa neden olan faktörlerin bunlar olmadığı şeklinde oluyor. Aslında yaşadığımız her durum ve deneyim beynimizde o deneyime ait duygusal bağlantı ile depolanıyor. Örneğin, 1999 depreminde İzmit’te bulunan bir kişi ile Antalya’da bulunan bir kişinin o güne dair hatırladığı duygu farklı olacaktır ve olası bir depreme ilişkin kaygı seviyeleri de aynı olmayacaktır. Depremle ilgili bir haberin ya da TV programının 1. kişinin dikkatini daha çabuk çekeceğini yine söyleyebiliriz. Yüksek derecelerde yaşanan duygular ve ona ilişkin durumlar beyin tarafından hafızada daha faza yer tutar.

Bu noktada, aslında alışveriş merkezinde panik atak yaşamış bir kişinin beyni o anı kaygı duygusu ile kaydetmiş oluyor ve sonraki süreçte de sanki bir daha o ortama bir daha girmezse güvende olacağına dair yanlış bir inanç geliştiriyor. Oysa ki, ortamın kendisi değil, kişinin o ortama ilişkin duyguları ve o ortama yüklediği anlam kaygıyı ortaya çıkarır. “Ya yine olursa, ya bayılırsam, kontrolümü kaybedersem” gibi kaygılı düşünceler nedeniyle emniyetli kabul ettiği yerlerden uzaklaşmaz. Gitmeyerek güvende hissettiğini zanneder ve sanki panik atağı bu şekilde kontrol altında tutabileceğini düşünür ancak tam tersi, bu şekilde beyin “tehdit” ve “risk” alarmına geçer ve panik atak daha da güçlenir. Bu şekilde bir kısır döngü ile panik atak kişinin hayatında baş role oturur.

Bilişsel davranışçı terapi yöntemi panik atak tedavisinin çok önemli bir parçasıdır ve bu yazıda aktardığım kaçınma davranışları ile baş edilmesinde başvurduğumuz en etkili sonuç veren yoldur. Tetikleyici olduğu düşünülen ortam, tutum ya da eylemlerle baş etme yollarını danışanımıza öğretmek, durum-düşünce ve davranış arasındaki bağlantıyı netleştirmek ve böylelikle panik atağı değil, kişiyi güçlendirmek panik atak tedavisinin olmazsa olmazlarıdır. Panik ataktan korkup ona göre yaşamak adeta bir esaret hayatıdır ancak bilimsel yollarla, adım adım bu durumla baş etmek mümkündür.


İyi dileklerimle,

Uzm. Klinik psikolog İlknur Yılmaz

Dönüşüm Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Bakırköy/İstanbul

Tel: 02126617887

Etiler Terapi Ofisi

https://www.instagram.com/donusumpsikoterapi/

Yorum bırak

Email Adresiniz yayınlanmaz. Gerekli alanlar işaretlenmiştir. *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.