Kadınlarda orgazm bozukluğu

Kadınlarda orgazm, cinsel hazzın tepe noktasıdır. Klitoris ve vajinada bulunan sinir uçlarının beyinle etkileşimi sonrasında, vajinada ritmik atmalarla beraber tüm bedende hissedilen, kısa süreli bir deneyimdir. Yeterli fiziksel ve psikolojik cinsel uyarılma gerçekleşmesine rağmen orgazm yaşanamıyorsa o zaman orgazm bozukluğundan söz edebiliriz. NEDENLER Önsevişme süresinin, uyarılmanın kısa ve/veya yetersiz olması: Orgazmı zorlaştıran önemli bir unsurdur….

0 comments

Erken boşalma nedir, nasıl tedavi edilir?

Erken boşalma, değişik yaş gruplarından birçok erkeği etkileyen ve psikolojik sonuçları olan bir sorundur. Cinsel birleşme sonrasındaki 1 dakika ya da altında boşalma durumunda erken boşalma tanısı konulur. Ancak, eğer erkek ve partneri yeterli doyum yaşamıyorsa, boşalma ertelenemiyorsa, çift yine de erken boşalma tedavisi/terapisi alabilir. Bir başka deyişle, erken boşalmanın anlamı aslında boşalma üzerinde bir…

0 comments

Dostça boşanmak /Milliyet PembeNar köşemden..

Geçtiğimiz günlerde, köşe yazarı Onur Baştürk’ün, tanınmış bir simanın boşanmasına dair bir yazısına denk geldim. Bu çiftin, boşanma sonrasında, birlikte gülümsedikleri bir fotoğraf üzerine ve boşanma şeklinin ne kadar medeni olduğuna dair bir yazıydı. Ben de psikolog gözlüğümle bu fotoğrafa bakıp düşündüm. Beş çocuğu olan bir çift, gün geliyor yollarını ayırmaya karar veriyor. Kavgasız, gürültüsüz,…

0 comments

Cinsellikte iletişimin önemi

Milliyet PembeNar köşe yazımı aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz: Eşinizle/partnerinizle cinsel hayatınızı rahat konuşabiliyor musunuz? Uzman Klinik Psikolog/Cinsel Terapist İlknur Yılmaz Aytaç Dönüşüm Psikolojik Danışmanlık Merkezi, Ataköy/Bakırköy İstanbul Ofis Tel: 02126617887

0 comments

Milliyet Pembe Nar ekindeki “Bir Terapistin Gözüyle” isimli köşemdeki ilk yazımı aşağıda okuyabilirsiniz.

Sosyal Medya Aşkları Yaşadığımız her dönemin kendine özgü değerleri, koşulları ve davranış biçimleri bulunuyor. Örneğin 70li yıllarda yetişkin olan birisi, günün birinde internetten alışverişin bu kadar yaygın olacağını ya da bankaya gitmeden evinden birçok işlemi yapabileceğini tahmin edebilir miydi? Büyük bir olasılıkla hayır. Akıllı telefonlar ve sosyal medyanın yükselişi paralel ilerledi ve artık sosyalleşmenin normları…

0 comments

Depresyon hakkında bazı bilgiler

Depresyon çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Stresli bir yaşam olayı, geçmişte geçirilen bir depresyon öyküsü, önemli bir kayıp, kişilerde depresyona neden olabilir. Bazen görünürde belirgin bir neden olmaksızın da depresyon gelişebilir, ancak böyle durumlarda kişilerin yaşam öykülerinde neleri biriktirdiklerine bakılmalıdır. Depresyon vücut fonksiyonlarını etkiler. Depresyon psikolojik bir hastalıktır ama bu ruh hali aynı zamanda baş ağrısı,…

2 comments

Erken Boşalma

Değişik yaş gruplarından birçok erkeği etkileyen ve psikolojik sonuçları olan bir sorundur. Cinsel birleşme sonrasındaki 1 dakika ya da altında boşalma durumunda erken boşalma tanısı konulur. Ancak, eğer erkek ve partneri yeterli doyum yaşamıyorsa, boşalma ertelenemiyorsa, çift yine de erken boşalma tedavisi/terapisi alabilir. Bir başka deyişle, erken boşalmanın anlamı aslında boşalma üzerinde bir denetimin olmaması…

0 comments

“Tek eşlilik mi Çok eşlilik mi?” Bir psikolog gözüyle..

İnsan biyo-psiko-sosyal varlıktır. Bu nedenle, her olguyu sadece biyolojik açıdan değerlendirmek oldukça indirgemeci bir yaklaşımdır ve bize geçerli/güvenilir sonuçlar vermez. Davranışlarımızı, tutumlarımızı sadece biyolojik faktörler belirlemez. İçsel dürtüleri psikolojik ve sosyal faktörlerle birlikte değerlendirmek gerekir. Örneğin herkesin içinde seks dürtüsü vardır ancak, kimse sokakta çekici görünen birisiyle hemen orada seks yapmaz! Ya da örneğin, öfke,…

0 comments

Evliliklerde aldatılma ve beraberinde getirdikleri

Evlilik terapisi için başvuran çiftlerin yaşadığı sorunlar arasında sadakat sorunları önemli bir yer tutuyor. Bu konuyla ilgili sıkça sorulan iki soru ve yanıtlarını aşağıda yazmak istedim: Evliliklerde sadakatsizlik/aldatma sonrası çift ayrılmalı mıdır? Evliliklerde karşılaşılan sorunlardan belki de en büyüğü ve zorlayıcı olanı aldatmadır. Her aldatmanın nedeni farklı olduğundan, “Aldatma olduysa o evlilik bitmelidir” düşüncesi her…

0 comments

“Süper kadın” olmaya çalışmak

Hepimiz hayatımızın çeşitli dönemlerinde değişik roller üstleniriz. Kadınlar için edinilen rol sayısının erkeklere kıyasla daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle çalışan kadınlar evlendikten sonra evle ilgili de sorumlu kişi ilan ediliyor. Bu da, omuzlara fazladan yük yüklenmesi demek oluyor. Bir de, çocuk sahibi olunursa durum giderek zorlaşıyor ve kadınlar aynı anda pek çok şeyi yapmak, “başarmak”…

0 comments

İlişkiler ve ayrılıklar üzerine

Boşanmaların hızla arttığı son yıllarda, sona eren her evlilik için “ Farklı bir yol izlenseydi acaba devam edebilir miydi?” sorusu bir evlilik /aile terapisti olarak aklımdan geçer. Bazı evli çiftler yaşadıkları bir krizi atlamaz, bazıları yıllar içinde çözümleyemedikleri birikmiş sorunlarının yükünü artık taşıyamaz hale gelir, bazıları yıllar içinde farklı yönlere gider vb..Eğer iki kişi için…

0 comments

Kişisel gelişim kitapları gerçekten işe yarıyor mu?

Psikoterapi seanslarımda kişisel gelişim kitaplarıyla ilgili danışanlarımdan sıklıkla duyduğum sözler ve sorular bana bu konuda yazma ihtiyacı hissettirdi. Kişisel gelişim kitapları her daim popülerliğini korurken, ruh sağlığı uzmanları olarak bizlerin bu konuya nasıl baktığını yazmak istedim. Her dönem farklı iddialarla, farklı vaatlerle piyasaya çıkan birçok kitap, kendi iç dünyasıyla mücadelesi olan, çatışması olan, ya da…

0 comments

Evlilik Terapisi Çiftlere Nasıl Yardımcı Olur?

Kurtarmak kelimesi yerine evliliğin yada ilişkinin onarılması, yeniden düzenlenmesi demek daha iyi olur. Çift terapisinde öncelikle çiftlerin sorunlarını, bu noktaya nasıl geldiklerini anlamalarını sağladığımız için, çiftin bu onarılma sürecinde aktif bir rol üstlenmelerini de sağlıyoruz. Eğer iki tarafın da mutlu olma istekleri varsa çift terapisi faydalı oluyor, sadece bu yeterli çünkü sonrasında ilişkilerini güçlendirmek, tatmin…

0 comments

Vajinismus

Vajinismus, cinsel birleşme denendiğinde vajina girişindeki kasların istemsiz kasılmasıdır. Kadının kendisini bilinçli bir şekilde kasması söz konusu değildir, onun kontrolü dışında kasılmalar olmaktadır. Kasılmalara ek olarak, yoğun korku duyguları da görülebilir. Ülkemizde vajinismus olgularına sıklıkla rastlanır. Vajinismusun arka planında yatan faktörler arasında, cinsel birleşmeye dair korkular, yanlış bilgiler, kulaktan kulağa aktarılan abartılı hikayeler, tabular, kızlık…

0 comments

İşyerinde kıskançlık

Kıskançlık insanların tümünde var olan doğal duygulardan biridir ve hatta aynen stres gibi, belli bir doza kadar ve ara ara hissedildiğinde kişiye motivasyon sağlar, başarma azmini körükler. Ancak, kıskançlık artık o kişinin temel duygusu olmuşsa, kendi yapabildiklerine değil de hep başkalarının yaptıkları, konumu, statüsü odak noktası haline gelmişse, bu durum problem teşkil edebilir. İş hayatında…

0 comments

Bir ömür boyu süren ilişkiler için..

Evliliklerde çiftlerin kendilerini birbirlerine ne kadar yakın hissettikleri ve ne kadar bağlı oldukları bir evliliğin uzun süre devam etmesindeki en önemli unsurlardır. Güçlü bir iletişim, çatışmaları yapıcı bir biçimde çözümleme becerileri, ortak paylaşımların, değerlerin varlığı, iki taraf için de tatmin edici bir duygusal yakınlığın bulunması, iyi bir evliliğin temel taşlarıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar, maddi olarak…

3 comments

KADINLARDA DEPRESYON

Yaşam duygusal açıdan pek çok iniş çıkışlarla doludur. Ancak, bu inişler uzun sureli olduğunda ve yaşantınıza buyuk olcude bir darbe vurdugunda depresyon kapida olabilir. Depresyon duygularinizi, dusuncelerinizi, bedeninizi ve davranislarinizi etkileyen bir bozukluktur. Depresyon her ne kadar hem kadinlar, hem de erkeklerde gorulebilse de, kadinlarda iki kat fazla rastlanabilmektedir. Arastirmacilar bu durumu, kadinlara ozgu bazi…

1 comment

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

OBSESIF KOMPULSIF BOZUKLUK (OKB)   Herkesin zaman zaman rahatsizlik yaratan, zihninden atamadigi kaygili dusunceleri olmakla beraber, kisinin zihnini ele geciren, beynine hukmeden, tekrar tekrar beliren davetsiz dusunceler, durtuler oldugunda bu durum bir obsesyon olabilir. Obsesif kompulsif bozuklugu (OKB) olan kisiler genellikle obsesyonlarin kendi zihinlerinin bir urunu oldugunu bilir ancak bunu ne kontrol edebilirler, ne de…

3 comments

Uyku sorunlarının arkasındaki olumsuz düşünceler

Eğer bir aydan fazla bir süredir uykuyla ilgili sorunlarınız varsa, örneğin uykuya dalmakta zorlanıyorsanız, gece boyunca uyanma-uyuma-uyanma şeklinde bir döngünüz varsa, çok erken uyanıyor ve tekrar uyuyamıyorsanız ya da yetersiz bir uyku kaliteniz varsa, bir uyku bozukluğu yaşıyor olabilirsiniz.   Uyku sorunları özellikle günümüzün zorlu yaşam koşullarında en yaygın görülen sorunlardan biri olmakla beraber, depresyon, yaygınlaşmış…

2 comments

Girişken İletişimin Önemi

Girişkenlik, kendi fikirlerinizi, bakış açınızı, karşınızdakilerin hakkına da saygı göstererek ifade edebilmenizdir. Toplumumuzda pek çok kişi, değişik nedenlere bağlı olarak girişken olmaktan kaçınır. “Ayıp olur”, “Başkası üzülür, bozulur, kırılır..” ya da “Uyumlu olayım” gibi aslında gerçekçi olmayan düşüncelerle kendisini baskılayan kişilerin sayısı bir hayli fazladır. Oysa ki, kendi duygularınız ve ihtiyaçlarınızla temas içinde olmanız, onları…

3 comments

Duygusal yeme sendromu nedir, nasıl başedilir?

Obezite artık sadece Amerika’nın problemi olmaktan çıkıp, bizim ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkenin problemi olmaya başlamışken, biz ruh sağlığı uzmanları da, bu sağlık probleminin psikolojik boyutlarını inceliyor ve araştırıyoruz. Fazla kiloların arka planına baktığımızda ise, tıbbi nedenlerin yanı sıra, psikolojik nedenlerin de oldukça önemli bir rol oynadığını net bir biçimde görebiliyoruz. Duygusal…

2 comments

Özgüvenin önemi ve geliştirilmesi için ipuçları

Özgüven, kendiniz hakkında nasıl düşündüğünüz ve kendinizi ne kadar değerli gördüğünüzdür. Kendi hakkınızda olumsuz konuşmalar yapıyorsanız, kendinizi sürekli eleştiriyor ya da yargılıyor, başarılarınızı küçümseyip, yapamadıklarınızı önemsiyorsanız, özgüven problemi yaşıyor olabilirsiniz. Bir psikolog olarak, çocukluktan itibaren en çok geliştirilmesi gereken unsurlardan birisi olarak görürüm özgüveni. Özellikle ergenlik döneminde, sadece arkadaşlarına uyum göstermek için, “hayır” diyemediği için…

0 comments

PANİK ATAK VE BAŞ ETME YOLLARI

Panik atak yaşamış kişilere “Nasıl bir şey bu yaşadığınız?” diye sorulduğunda, bu deneyimlerini oldukça korkutucu sıfatlarla anlatırlar. Herkesin zaman zaman yaşayabileceği, yavaş biçimde gelişen kaygı duygusunun tersine, panik atak birkaç dakika içinde, bedensel ve düşünsel belirtilerle bir arada kendini gösterir. Bu yönüyle de, yaşayan kişiler için oldukça korkutucu bir deneyimdir. Bedensel belirtilerin başlıcaları, kalp atışlarında…

4 comments

Siz de bir “mükemmeliyetçi” misiniz?

Başarılarınız sizi yeterince tatmin etmiyor mu? Bitirilmesi gereken işlerinizi, “En iyisini yapmalıyım” düşüncesi ile hep geciktiriyor musunuz? Kendinizi sürekli eleştiriyor, hep olumsuz taraflarınızı mı görüyorsunuz? O halde siz de bir “mükemmeliyetçi” olabilirsiniz. Mükemmeliyetçi kişiler zor ve yakalanması çok güç hedefler peşinde koşar ve en ufak bir hatayı ne kendilerinde ne de başkalarında kabul eder, tam…

0 comments

Anne-babalar ergenlik dönemindeki çocuklarına nasıl davranmalı?

Ergenlik dönemi, bir çok aile için sıkıntılı bir dönem olarak değerlendirilir. Ne de olsa, çocuklarının onların her söylediklerini yaptıkları, onlara koşulsuz bağlı kaldıkları o çocukluk dönemi yavaş yavaş sona ermektedir. Artık otoritelerinin eski gücü kalmadığını görmek anne-babalarda bir parça kaygı yaratabilir. Bu dönemde ergenler, bir yandan geçirdikleri fiziksel değişimle, kimlik sorgulamalarıyla baş etmeye çalışırken, bir…

0 comments

Kısırlık (İnfertilite) yaşayan çiftlere yönelik iletişim ipuçları

İnfertilite (kısırlık) gibi, stres yaratan yaşam olaylarında, yaklaşım tarzları, sorun çözme şekilleri ve başetme stilleri açısından, kadınlar ve erkekler arasında önemli farklılıklar göze çarpar. Kadınlar çocuk sahibi olamamaya dönük duygularını genellikle oldukça yoğun biçimde dışavurur: Bu konuda konuşmak, arkadaşlarıyla ve eşiyle paylaşmak ister, ağlar, öfkelenir, üzülür.. Erkekler ise sorunlarıyla, çoğunlukla duygusal değil de akıla dayalı…

0 comments

Mutlu evliliklerin ardındaki sır: Eşinizle aynı takımın oyuncusu olduğunuzu unutmayın!

Birçok kişi evliliğe adım atarken, yaşanılan romantik duyguların da etkisiyle, “Bizim birbirimize olan duygularımız o kadar güçlü ki, biz hiçbir sorun yaşamayacağız, her zorluğu yenebiliriz, uğraşmamıza gerek bile kalmaz” diye düşünür. Ancak, zaman ilerledikçe, çevremizde hiçbir şeyi statik, durağan tutamadığımız gibi, evliliklerde de her şeyi ilk günkü gibi tutabilmek oldukça güçleşir. Hem kadın, hem de…

0 comments

“Çocuk sahibi olmaya çalışırken, bu stresimle ne yapacağım?!”

İnfertilite (Kısırlık) sürecini yaşıyor iseniz, çevrenizdekilerden sık sık şu cümleleri duyuyor olmalısınız: “Çok fazla stres yapma, rahat ol”, “Sen stresli olduğun için sonuç da olumlu olmuyor”. Elbette, siz çok zor zamanlar geçirirken bu tür “söyleyene basit, ama yaşayana zor” öneriler belki sinirlerinizi daha da çok bozuyor olabilir! Sizinle aynı yolda yürümemiş kişilerin bu sözleri size çok…

0 comments

Sizi yemeye yönlendiren “düşünce tuzakları”nızı tanıyor musunuz?

Yeme davranışı otomatik olarak gerçekleşmez. Açlık dışında yeme isteğiniz belirdiğinde, biraz analiz yapabilirseniz, yeme isteğinizin hemen öncesinde, bir düşüncenin ya da birbirini takip eden düşünceler zincirinin varlığını görebilmeniz mümkündür. Düşünceler her zaman gerçeği yansıtmaz. Herhangi bir şey hakkında ne düşündüğünüz doğru olabilir, kısmen doğru olabilir ya da yanlış olabilir. Örneğin, bir pizzacının önünden geçiyorsanız ve…

0 comments

Öfkenizi duyabiliyor ve yönetebiliyor musunuz?

Öfke hepimizin içinde var olan, mutluluk, üzüntü, heyecan gibi bir duygudur. Duygularımızın her biri bize aittir, bize özeldir ve yargılanmamalıdır, hor görülmemelidir. Nasıl ki beş duyu organımızla dış dünyayla iletişim kuruyorsak, duygularımız aracılığıyla da iç dünyamızla iletişim kurarız. Duyu organlarımızı görevlerini yaptığı için nasıl eleştirmiyorsak, aynı yaklaşımı bize iç dünyamızın sinyallerini veren duygularımız için de…

3 comments

Duygusal yeme atakları ile nasıl baş edebilirsiniz?

Sıkıntılı duygularınız sonrasında, üzüntülü, stresli ya da öfkeliyken kendinizi sürekli olarak buzdolabının önünde, özellikle hemen tüketebileceğiniz şekerli, yağlı, unlu yiyeceklere elinizi uzatırken buluyorsanız duygusal yeme atakları yaşıyor olabileceğiniz aklınızda olsun! Duygusal yeme atakları ile tanışıp, onlarla baş etmenin yollarını bir an önce öğrenmeye başlamalısınız. Duygusal yeme atağında sizi yemeye yönlendiren şey “açlık” değil, “çözümleyemediğiniz duygulardır”….

0 comments

İnfertilite sürecinde, ŞİMDi’nin gücü..

İnfertilite sürecindeki kadın danışanlarımda çok sık gözlemlediğim bir durumdur geçmiş ve geleceğe odaklı bir düşünce sistemi..Bu duruma aniden gelinmemiştir şüphesiz. İnfertilite teşhisini takip eden dönemde, kişi kendisini nelerin beklediğini bilmemektedir; hep iyi niyetlerle, dileklerle başlanır bu zorlu serüvene. Buna karşılık, tedavi seyrinin belirsizliği, ve kişilerin bu süreçte hiçbir kontrollerinin olmaması ile birlikte infertilite hastalarında bir…

0 comments

Ekonomik Krizin Psikolojik Yansımaları

  Bu yazımda, tüm dünyayı ilgilendiren ve etkisi altına alan ekonomik krizin psikolojik boyutuna ilişkin birkaç noktaya değinmek istedim. Tabii ki, bu olgunun ekonomik boyutunu ekonomistler fazlasıyla anlatıyor, bizler de toplum olarak yeni bilgilerle donanıyor, bilinçleniyoruz. Peki, psikolojik olarak neler yaşıyoruz? Daha da önemlisi, kendimizi bu dönemin olumsuz etkilerinden nasıl koruyabiliriz? İşte bu noktada, tüketime…

0 comments

“Depresyonda mıyım? Ne yapabilirim?”

Gündelik yaşamın zorlu koşullarında, bazen üzgün ve düşük enerjili hissetmek normal olmakla beraber, geçmek bilmeyen çökkün bir ruh hali, depresyon olarak adlandırdığımız bir durumun habercisi olabilir.   Depresyon sıklıkla, yaşanan bir kayıp sonrası ortaya çıkar. Örneğin, işten çıkarılmak ya da ayrılmak,  sevdiğiniz bir kişinin ölümü, boşanmanız ya da uzun süreli ilişkinizin bitmesi gibi, gerek maddi, gerekse…

0 comments

Sosyal izolasyon nereye kadar sağlıklı?

Yıllar boyunca kalabalıklar içinde yalnız olmayı, tek başınalığı, sosyal izolasyonu Batı toplumlarına, özellikle Amerikan toplumuna ait bir özellik olarak benimsedik. Onların aile değerleri zayıftı, bizimki ise yüksek; onların destek alıp konuşabilecekleri kimseleri yoktu, biz ise çevremizdeki herkese derdimizi anlatabiliyorduk; onlar huzursuzdu, biz ise huzurluyduk…Bir başka deyişle, bizler birbirine daha kenetlenmiş, daha sıcak, daha samimi bir…

0 comments

İlişkilerinizde siz de birer medyum musunuz?!

  Size “Medyumlara inanır mısınız?” diye sorsam sanırım bir çoğunuz “Tabii ki hayır” diyecektir, “Olur mu hiç öyle şey!”  diyecektir. Ancak, gündelik yaşamımızdaki ilişkilerimizde defalarca medyumluk yapmaya çalışıyoruz. Nasıl mı? Tabii ki, başkalarının zihinlerini okumaya çalışarak; duygularına, düşüncelerine, bize karşı olan tavırlarına karşılık kendi senaryolarımızı yazarak..Bu senaryolara inanarak, duygularımızı varsayımlar üzerine yaşayarak da yaşantımızı daha…

0 comments

Çağımızın İkiz Sorunu: Stres ve Yorgunluk

Çağımızın İkiz Sorunu: Stres ve Yorgunluk     “Gündelik hayatta en sık kullanılan kelimelere bir örnek verebilir misiniz?” sorusuna verilebilecek ilk üç yanıttan birisi de sanırım “Stres”tir! Her hangi bir sıkıntı yaşandığında, onu spesifik bir şekilde belirtmek (ör: Kaygılıyım, Aşırı iş yüküm var) yerine birçoğumuz “Stresliyim” deyiveririz. Bu kelimeyle, karşı tarafa verdiğimiz mesaj, psikolojik ve…

0 comments